İlk Yolculuk

"Hûdā'nın 'Lamu!' dediği yer…"

Keşfet

Nûr'dan Doğan Âlem

Sözlerimize olduran, oldurmaya muktedir tek olan, tüm oluşlar kendisinden akseden; doğmamış, doğurulmamış; uykunun tutmadığı; öncelerin öncesizliğinde, sonraların sonrasızlığında olan; zahir ve batın olan Hûdā'ya hamd ederek başlarız. Hamd, ancak ona yönelir. Biz, ancak onun Lamu dediğiyiz; hükmümüz bu kadardır.

Şār, Hûdā'nın "Lamu!" dediği yerdir ve onun neden olduğunu ancak kendisi bilir. Bilebildiğimiz, Hûdā'nın Şār'ı Nûr'dan yaptığıdır. Nûr, buraya özdür. Zerrenin zerresi, oluşların ve tüm yaşayışların kaynağıdır. Burada her şey Nûr ile yapılıdır. Aya Şār bile.

Aya Şār

Hûdā'nın emrine uyan Nûr ile Şār tane tane oluyordu… Nûr, zaman bildiren en ufak, zerre kadar bir vakitte Şār'a tüm Aya Şār'ı sundu: Rutasar'ı ve Teriser'i, Kemj Elmiris'i ve Vuhsar'ı, Mirelim Lakusar'ı ve Hellim Helseris'i, Ufasar'ı ve Helj Elmiris'i… ve nicelerini.

Oluşlar'da söz sarf edilmez; ama bizler için söylenecek sözler vardır. Tinna genişlemez, fakat Rutasar ve Teriser ile bunların arasında olan her şey renklerle kuşanır. Sesler belki kısıtlıdır ama ezgiler devamlı çoğalır.

Oluşlar Zamanı'nda vakitler; tadılmış bütün hülya ve hayallerin, akla gelen veya gelmeyen her fikrin tümünden çok daha ötede ve geniştir. Geriye ne zaman kaldıysa, bu çağın yanında ancak bir gün kadar bir şey eder.

Rutasar Detay Görüntüle
01

Rutasar

Yer Ağaç

Rutasar, "Yer Ağaç"tır — ona Ferş, Yerin Yüzü, hatta Toprak da denir. Her şey onun üzerinde çakılıdır. Öylesine kadim, öylesine ihtiyarlamıştır ki zaman, doğumundaki biçimini ondan almıştır. Bugün kökü ve gövdesi birbirine karışıp yassılaşmış; her yerde bulunan ama başı sonu belli olmayan, tek ve bütün bir Ağaç'tır.

Parşömen Görüntüle
Teriser Detay Görüntüle
02

Teriser

Gök Ağaç

Teriser, "Gök Ağaç"tır — ona bakıldığında, her biri muayyen bir şekli andıran, neredeyse sabit olduğuna kanaat edilecek kadar aheste hareketlenen cisimlerin göründüğü âlemdir. Göğün Yüzü ve Çatı'mızdır; her şey onun altında seyahat eder. Üzerinde Orsar bulunur. Bazı evlatlara göre onlar, göçmüş atalarının Nûr ile göklere uruç edip tenlerini Rutasar'ın üzerine silken ışıktan tenleridir. Aya Pellar âlimlerinin çoğu, Teriser ve Rutasar'ın kadim zamanlarda birlikte yürüdüğüne ve ikisinin beraber Şār'ı oldurduğuna inanır.

Parşömen Görüntüle
Kemj Elmiris Detay Görüntüle
03

Kemj Elmiris

Latifeler

Onlar, Latifeler'dir, Kuşak Bekçileri'dir. Rutasar ve Teriser'den daha ihtiyarı var mıdır? Çirer Sinis'in sakinlerine göre bu sorunun hiç şüphesiz bir cevabı vardır: Onlardan önce, Aya Pellar'dan önce, Oluşlar'ın oluşlarından bile önce, Şār'da yalnızca Latifeler yürürdü.

Bugün, iki âlemin birbirine dokunduğu hudutta hareketsiz bir şekilde beklerler. Bu ormana Kemj Arusa denir. İçi sır doludur ve anlatılamazlardandır. Evlatların neredeyse hiçbiri bu büyülü ormana girmeye cesaret edemez — bir taife müstesna: onları Çirlatpanir diye anarız.

Orman tensizdir ve tensiz olanın içinde ten barınamaz. Bu nedenle Kemj Arusa'ya girenlerin mutlak ışığa, Nûr'a dönüştüğüne inanılır. Dönenler ise orasını ebediyyen unutur; ancak kalplerine çalınan latif duygu, candaki kaygısızlık, tendeki hafifleme — ölüm yorgunluğu kendilerine ilişene dek bir yadigâr gibi onlarla gezinir durur.

Parşömen Görüntüle
Vuhsar Detay Görüntüle
04

Vuhsar

Uğultular

Onlar, Uğultular'dır; Rüzgârlar'dır. Ziz Kurk onlardan "Üçüncüler" diye söz eder. Zira bu inanca göre Rutasar ve Teriser, birin ikisidir ve Vuhsar da onların evladıdır.

Rutasar tarafından cezbolundukları sırada tenleri ona dökülmüş; Teriser tarafından cezbolundukları sıradaysa ışıkları ona çekilmiştir. İlk varlığından geride ise sadece tüllenmiş, saydam bir ten kalmıştır. Çıkardığı ses durmaksızın süren bir uğultu gibidir.. enginleri hatırlatır.

Su ve tohum onunla taşınır. Gün ve gece onunla taşınır. Yaz ve kış onunla taşınır. Lime Pesafit onlar hakkında şöyle der: "Onları var sanırsın. Oysa onlar, varlığın yoklarıdır. Onları turkuaz, eflatun, kızıl veya sarının tonlarında görürsün. Oysa dokunamadığın bir şeyin nasıl rengi olur? Onlar Şār'ın, ellerin kavrayamadığı elleridir."

Onlar Uğultular'dır. Sesleri, kadim bir hafızanın yankısı gibi ormanın derinliklerinden yükselir ve duyan her kulağa Şār'ın bitimsiz öyküsünü anlatır.

Parşömen Görüntüle
Mirelim Lakusar Detay Görüntüle
05

Mirelim Lakusar

Yağmur Getirenler

Ah, Mirelim Lakusar.. onlar Yağmur Getirenler'dir. Hayat sunan damarları, bir pınar gibi boşaltır evlatların şiv dediği mucize gıdayı. Şaralimer böylece akar.. su direnmez, akar. Elini daldırdığında hissettiğin ancak nazik bir okşamadır.

Genç olanlarını kolayca tanırsın: Kökleri Rutasar'ın üzerinde boylanır, gövdelerinden sular süzülür. İhtiyar olanlar ise pek azametlidir. Akıp giden zaman, bedenlerinden katılığı söküp almıştır; tenleri şeffaf, bağları püsküllüdür. Kök ve gövde bir olmuştur onlar için. Bazısı Rutasar'ın üzerine serilip göl (cibpu) veya nehir (atsa) olmuş, bazısı ise Vuhsar ile seyahat eder olmuş, gözyaşları gibi bırakmışlardır evlatların azığını yerin göğsüne.

Her bir Mirelim Lakusa'nın taşıdığı suyun kendine özgü bir lezzet ve hissiyatı bulunur. Güçlü bir Vuhsa'nın peşine takılmış ihtiyar bir Mirelim Lakusa sularını bıraktığında, o kavmin gönlüne getirdiği lakujan dokunur. Lime Pesafit şöyle söyler: "Onlar, kalplerimizin Rutasar ve Teriser arasında dolaşan damarlarıdır. Katı bir yürekten acı ve zehir yükselir.. şefkatli bir gönülden ise şerbet ve şifa."

Parşömen Görüntüle
Hellim Helseris Detay Görüntüle
06

Hellim Helseris

Gün Parıltıları

Hellim Helseris; Gün Parıltıları, Güneşler ve Şulepaşlar'dır. Onlar Sabah Ağaçları'dır. Vakti haber ederler; sundukları etrafa dağılıp gider. O dağılıp gidenler ateşten şuleler gibidir ve Vuhsar'ın itmesiyle Rutasar'ın üzerinde gezinirler.

Hellim Helseris ilk uyandığında ateş renginde ışır. Evlatlar bu uyanışa helin der. Bu kızıl ışıltılar daha sonra turuncuya, sarıya ve en nihayetinde yeşile çalar. Mühletleri dolduğunda ise yavaşça, sanki zarif bir veda ile dans eder gibi sönerek süzülürler ve Rutasar'a inerler; ömürleri böylece sonlanır.

Gün Parıltıları; neşenin, bereketin ve canlılığın en ulu kaynaklarındandır.

Parşömen Görüntüle
Ufasar Detay Görüntüle
07

Ufasar

Akşam Parıltıları

Ufasar… Onlar Akşam Parıltıları, Gece Lambaları, Aylar yahut Şebefruzlar'dır. Onlar Akşam Ağaçları'dır. Vaktin bir diğer haber edicileri de onlardır. Gözeleri ne zaman uyanır.. önce yavaşça yükselir, daha sonra letafetle Rutasar üzerinde dolanır dururlar.

İlk gözeler yeşile çalar, tıpkı Hellim Helseris'in son şuleleri gibi; ancak ışıkları biraz daha soluk, renkleri biraz koyu olur. Bu ana ufan deriz. Dinginlik ve huzur çoğalagelir. Sonra çivit mavileri ve morler gelir… Mühletleri bittiğinde onlar da düşer, böylece ufahelin dediğimiz sonlanır ve bir yenisi hemencecik başlayıverir.

Bu sırada ne nadirdir ki; bir Hellim Helses'in şulesi, bir Ufas gözesine dokunuverir. Kendindeki ona, ondaki kendine ilişir.. orada tayfın tüm renkleri buluşur da bir yumru meydana gelir. O an dans ederek Rutasar'a iniverir, inerken birleşirler; bu oluşa Intinna diyegeliriz. Bu mum denilenler öylesine kıymetlidir ki, onlardan birine iliştik mi talihli sayarız kendimizi. Onlarla vaktimizi tayin ederiz, içten ve hoş duygularımızla birbirimize sunarız.

Parşömen Görüntüle

Vakitlere Dair

Şār'da vakit, rakamlarla değil; renklerle okunur. Evlatlar, zamanı Intinna taşlarından yapılan Tim Lamusas ile ölçerler. Işıklar yeşile çaldığında ufahelin başlar; mumsaatinde renk kendi rengine tekrar vardığında biliriz ki bir döngü tamamlanmıştır.

Lakin Şār öylesine geniş bir âlemdir ki, bir diyarda tek bir gece yaşanırken diğerinde onlarcası gelip geçebilir. Bu kafa karışıklığını gidermek için kavimler, şaşmaz bir ortak gün dönümüne, yani zak dediğimiz takvime ihtiyaç duyarlar.

Mum Saati (Tim Lamusas)

Tim Lamusas (Mum Saati)

Tim Lamusas Kolye

Kolye Formunda Tim Lamusas

Bu ortak zaman; tüm Nûr'un doğduğuna inanılan kutsal İlk Kaynak diyarındaki döngüye göre belirlenir. Evlatların çoğu bu müşterek günleri sezgileriyle bilir; kimisi de İlk Kaynak'tan getirtilmiş büyülü mumlarla zamanını ayarlar.

En küçük vakitten başlayarak Şār'ın zaman ölçüleri şöyledir: Göz kırpımı kadar olan yanaz; birleşip miqur'a, onlar da saat anlamındaki miqurkittir'e dönüşürler. On iki saatlik bu döngüye bir zak deriz.

Asat Mirepir Detay Görüntüle
08

Asat Mirepir

Ateşbarlar

Asat Mirepir… Onlar Ateşbarlar'dır. Solukları kuvvetlendiğinde etraflarına ateşten meyveler saçmaya başlarlar. Bu kordan meyvelerin Vuhsar ile yurtlara iletilmesiyle önce Gab Zasa, ardından da Gab Anatusa dediğimiz sıcak vakitler yaklaşır.

Kış çatıp soğuklar titrettiğinde ise, Asat Mirepir'in bu kordan meyveleri bark ve çadırları ısıtan birer gabih vazifesi görür. Yörükler kışlaklarını daima onların etrafına kurarlar. Hatta Sayedar kavminden bazı evlatlar, silahlarını bu ateş meyveleriyle cilalamayı pek severler.

Parşömen Görüntüle
Enij Elmiris Detay Görüntüle
09

Enij Elmiris

Buzutlar

Enij Elmiris… Onlar Buzutlar'dır. Onların uyanışı soğuk zamanların en sarih alametidir. Bağlarında buzdan meyveler biter. Bu meyveler olgunlaşıp Vuhsar ile Şār'a dağıldığında önce Ceş Zasa, ardından da Ceş Eniplim dediğimiz vakitler evlatlara ilişir.

Evlatlar onun döktükleri ile yiyip içtiklerini soğutur; yörükler ise yazlaklarını bu serin pınarların etrafına örerler. Vâris kavminin mahir evlatları, silahlarını onların sarkıttıkları buz kristaliyle bezeyip güçlendirmede pek ustadırlar.

Parşömen Görüntüle
Gerlimer Detay Görüntüle
10

Gerlimer

Kandiller

Gerlimer… Onlar Kandiller, Işık Benizliler ve Işık Dikitleri'dir. Yerden tıpkı bir sütun gibi yükselir ve etraflarına ak ışıklar yayarlar. Bağları gövdelerine öylesine bitişiktir ki, uzaktan bakıldığında uzun bir mermer sütunu andırırlar.

İri olanları küçük bir yurdu bir ucundan diğer ucuna ışıtmaya muktedirdir. Sıcakta serinlik, soğukta ise hafif bir ılıklık verirler. Bodur olanlarına Ingerlim deriz; bir salkım koparıp aldığımızda, uzun seyahatlerimizde yolumuzu aydınlatan birer yadigâr olurlar.

Parşömen Görüntüle
Helj Elmiris Detay Görüntüle
11

Helj Elmiris

Şualar

Helj Elmiris… Onlar Şualar'dır. Tıpkı Kandiller gibi ışırlar ancak ışıkları çok daha kesif ve parlaktır. Üstelik Kandillerin aksine rengarenk ışıyabilir ve desteler hâlinde etraflarına uzanabilirler.

Bu ışık destelerinin bazıları doğdukları kaynaktan öylesine ötelere uzanır ki, koca dalapuları bir başlarına aydınlatabilirler. Bu heybetli olanlara kadim lisanımızda Heljilu Elmis deriz.

Parşömen Görüntüle
Keyipser Detay Görüntüle
12

Keyipser

Yemiş Ağaçları

Keyipser… Onlar Yemişler, Yemiş Ağaçları'dır. Bağlarında hajaq dediğimiz mucizevi meyveler bitirirler. Onlar doyumluklarımızı bize eriştiren, Şār'ın cömert elleridir.

Kan döküp kıymaktan kaçınan çoğu evlat onlarla geçinir. Yazsöngüleri, kışsöngüleri, akçıllar, yakalıtoylar... Her birini taşıdığı yemişin adıyla anarız. Onlarla doymak zahmetsiz olduğu kadar ruha da bir zevk sunar.

Parşömen Görüntüle
Aya Keyipser Detay Görüntüle
13

Aya Keyipser

Süt Anneler

Müşterek Lisan'da onlardan Süt Anneler, Dayeler ya da İlkyemiş Ağaçları diye bahsedilir. Mahiyetleri üzerine ihtilaflar olsa da, sundukları şifa ve rızık şüphe götürmezdir.

Bağlarından akan özsu, anne sütünü andıran bir lezzete sahiptir. Hususiyetle Maari geleneklerinde yeri çok mühimdir; Maariler yavrularına doğumda bir kez kendi sütlerini verdikten sonra, evlatlar ergenliğe erişene dek bu Süt Annelerin bereketiyle beslenirler.

Parşömen Görüntüle
Nerlim Elmiris Detay Görüntüle
14

Nerlim Elmiris

Şifakârlar

Nerlim Elmiris… Onlar Şifakârlar, Şifa Ağaçları'dır. Şeffaf ve ruhani yapılarıyla diğerlerinden ayrılırlar; öyle ki bakışlar onlardan geçer ve ardındaki manzaraya ilişir. Bu nitelikleri, onların Şār'daki özgünlüğüne en büyük burhandır.

Kimi saydam tüller gibi Rutasar'ın üzerine dökülür, kimi ise Teriser'e dek boylanır. Onları kokularından da tanırız: Şekerli, acı yahut kesif esanslar saçarlar. Yaraları saran merhemlerden, ruhu yatıştıran efsunlara kadar her türlü şifa onlardan devşirilir.

Parşömen Görüntüle
Ilerj Elmiris Detay Görüntüle
15

Ilerj Elmiris

Hicret Ağaçları

Ilerj Elmiris… Onlar Hicret Ağaçları'dır, sığınaklardır. Ne vakit yorgunluk evlatların tenlerine ilişse, gölgeliğinde avunup medet dilerler. Onlar aynı zamanda mezarlıklardır; tüm sevilenlerin ve evlatların nihai varış yeri onun şefkatli bağrıdır.

Uçug Lesiyuris'i hisseden her evlat ona sığınır. Toyuk dediğimiz bu anda ten kafesinden sıyrılıp Yüce Şār'ın bağlarına karışırlar. Onlar birer abağpa'dır; önlerinden geçerken hürmetle selamlanır ve tazim edilirler.

Parşömen Görüntüle
Epemet Murparis Detay Görüntüle
16

Epemet Murparis

Tefekkür Sunakları

Epemet Murparis… Tefekkür Sunakları ve Karihalar'dır. "Biri ölebilmek, diğeri yaşayabilmek içindir" der kadimler. Konukları, onun beşiklerinde Besja yaparlar. Bu, Hicret Ağaçları'nın aksine hayata tutunmak için yapılan bir içe çekilme hâlidir.

Büyük muhariplerin, alimlerin ve ozanların uğrak noktasıdırlar. Kuşatan bir tereddüt ya da kabz edici bir elemin ağırlığı, bu sunağın şefkatli bağrında dindirilir. Pınarından akıttıklarıyla beslenen evlatlar, ruhun iki büyük merhemi olan Umk ve Tuyt arasında denge bulurlar.

Parşömen Görüntüle
Pakaraz Atsaris Detay Görüntüle
17

Pakaraz Atsaris

Yalnızlık Pınarları (Misal Yumakları)

Pakaraz Atsaris… Onlar Yalnızlık Pınarları veya Misal Yumakları diye bilinirler. Konukları arasında bezginler ve mahzunlar yer alır. Evlatlar; sevgi ve ümitleri solduğunda, güvenleri kırıldığında veya yeis boyunduruğu altına girdiklerinde ondan derman umarlar. Pınarından şekerli sütler akıtır, yemişleri ise eşsiz bir tatlılıktadır.

Huzuruna ilişen mahzun gönüller, Lamujar Şāris düşlerinde teselli bulur. Burada hor görücü gözler yoktur; evlatlar birbirini görmeden görür, duymadan duyar. Altlarından serin ırmaklar akarken, burunlarına o eşsiz rayiha tüter. Uyandıklarında kendilerini hayata devam edecek kadar avunmuş bulurlar.

Piljeris Detay Görüntüle
18

Piljeris

Adaklar (Bergüzarlar)

Piljeris… Onlar Adaklar'dır. Bazı yurtlarda "Bergüzarlar" diye de anılırlar. Bu kutsi varlıklar, Şārevlatlarının en derin sırlarını, düşlerini ve miraslarını saklayan kadim koruyuculardır. Emanet edilen her ne ise, vakti gelene ve maksud olan el uzanana dek mahfuz tutulur.

Maariler ve Varisler onları üç farklı oluş olarak görür: Düşlerin sırlandığı Fej Piljeris, hatıraların korunduğu Abit Piljeris ve şecerelerin saklandığı Zağmat Piljeris. Tüm Adaklar görünmez bağlarla birbirine bağlıdır; birine fısıldanan bir sır, tüm Şār topraklarında yankılanır.

Helmet Ozparis Detay Görüntüle
19

Helmet Ozparis

Tecelligâhlar (Yansıma Makamları)

Helmet Ozparis; Tecelligâhlar'dır. Tıpkı Adaklar gibi görünmez bağlarla birbirine tutunurlar. Yüksek varlıklı kişiler ve arifler, kendi ses ve suretlerini bir Tecelligâh'tan başka bir Tecelligâh'ın tenine aksettirebilir.

Bazısı ise tüm mevcudunu bir tanesinden diğerinin durduğu yere eriştirebilir. Kendilerine daha yüksek bir irfanın erişmiş olduklarıysa Helmet Ozparis ile bir titreşir ve Kan olurlar. Onlarla Tayy ederler. Onlar için zaman ve mekân mefhumu artık ortadan kalkmıştır.

Binimet Elmiris Detay Görüntüle
20

Binimet Elmiris

Basiretkârlar (Basiret Ağaçları)

Binimet Elmiris… Onlar Basiret Ağaçları ve Basiretkârlar'dır. Aya Şār'ın indinde zamanın dürülü olduğu o yüce makamda, Çir’in değil Fa’nın bilgisini gönüllere ilham ederler. Henüz zuhur etmemiş olanın ve gerçekleşme ihtimali bulunan her bir yazgının kehaneti onların gölgesinde seyreder.

Kükrek bir Mirelim Lakusa'nın yağmuru gibi delip geçici bir sunguları vardır. Toyukuq Cabis’in enginliğini bilmeyenler, bu yakıcı hakikat karşısında sarsılırlar. Ancak irfana erişmiş Şārpellar için bu ağaçlar, berrak bir keşfin ve demlenmiş bir hikmetin pınarıdır. Onlar, Epemet Murparis'i andırsalar da haccetmek için değil, hakikati en çıplak haliyle seyreylemek içindirler.

Parap Seylimer Detay Görüntüle
21

Parap Seylimer

Şaikalar (Şevk Ağaçları)

Parap Seylimer; Şaikalar veya Şevk Ağaçları’dır. Onlar kudret ve harp Nüşre’lerinin okuyucularıdır. Büyük savaşçılar onların gölgesinde terbiye edilir, zafer getiren efsunlu silahlar onların özleriyle mühürlenir. Sadece yanlarından geçmek dahi bir evladın yüreğine tarif edilemez bir şevk ve cesaret aşılar.

Özellikle Maari kavimlerinden olan Nüşreciler için bu ağaçların yeri bambaşkadır. Şeytan Kuyusu Yoldaşları destanına inanan bu zümre, Aya Pellar’ın varoluşunu dahi onlara dayandırır. Her ne kadar bu inanç diğer yurtlarda kabul görmese de, Parap Seylimer’in her bir yaprağında yankılanan o kadim coşku sarsılmaz bir hakikattir.

Heslimer Detay Görüntüle
22

Heslimer

Fısıldayanlar (Fısıltı Ağaçları)

Heslimer; Fısıltı Ağaçları veya Fısıldayanlar’dır. Aya Pellar’ın varoluşun ilk kelimelerini onlardan işittiğine ve Yürüyüşler Zamanı’ndan önce bu ağaçların onlara rehberlik ettiğine inanılır.

Rutasar ile Teriser arasındaki o uçsuz bucaksız İliçur’da onlardan bir iz, kadim bir nefes saklıdır. Her ne kadar bugün fısıltıları sessizliğe bürünmüş olsa da, rüzgarın taşıdığı o gizli öğretileri işitebilen çok az saadetli kul kalmıştır.

İli Elmiris Detay Görüntüle
23

İli Elmiris

Harf Ağaçları

İli Elmiris; Harf Ağaçları’dır ve meyveleri İlir’dir. Her biri tercüme edilemez birer sır olan bu harfler, Latifeler Zamanı’ndan sonra unutulmuş, bugün ise sadece bazı Vâris toplulukları tarafından, ağaçların dallarında yaşayan ışıl ışıl Furi’lerin yardımıyla fısıldanmaktadır.

Harfler, Teriser altında söylenmiş her sözın ve saklanmış her sırrın özüdür. Mirelim Lakusa’nın taşıdığı tüm sular mürekkep olsa, Rutasar’ın tüm alimleri toplansa da tek bir harfin hakikatini anlatmaya yetmez. Bazı yurtlar onları Heslimer ile bir tutsa da, hakikat yolcuları için onlar, ilahi olanın kelama dökülmüş eşsiz vesileleridir.

Genlim Sasar Detay Görüntüle
24

Genlim Sasar

Nağmeciler (Ezgi Getirenler)

Genlim Sasar; Nağmeciler veya Ezgi Getirenler’dir. Onlar, Genez’in o büyüleyici terennüm edicileridir. Bu ezgiler öyle güçlüdür ki, Enij Farak’ın üflenmesinden Sunaz Asat’ın sönüşüne kadar Teriser altındaki her oluşun ritmini belirler.

Sular eksildiğinde, toprak kuruyup Rutasar’ı çoraklık kavurduğunda, evlatlar Genlim Sasar’ın huzurunda en içli şarkılarını söylerler. Aya Şār’ın ışığının artması, bereketin ve şenliğin geri dönmesi için onların o kutsal ezgisinin yeniden yükselmesini düşlerler.

Ratjar Detay Görüntüle
25

Ratjar

Yontular (Oyuklar ve Madenler)

Ratjar; Yontular, Oyuklar ve Madenler’dir. Bazısı pek kaba, bazısı ise bir o kadar zarif görünür. Rutasar’ın üzerinde sanki bir kapıyı andıran dikitler biçiminde yükselirler; derinlerde ise koca yeraltı şehirlerini andıran tüneller oluştururlar.

Sarkıt ve saçaklarında Kim dediklerimiz biter. Tüyşekerler, balzümrütler, titreyentaşlar, ketırnakları... Evlatlar bu cevherler uğruna kazar, kıyar ve kovalar. Onlarla aletler, savaş gereçleri ve takılar dövülür; lakin bu cevherler hiçbir vakit doyumluk değildir.

Siner Detay Görüntüle
26

Siner

Barklar (Yuvalar ve Meclisler)

Siner, evlatların "Bark" veya "Yuva" dedikleridir. Onlar hakkında pek çok söz edilir; bazısı onların Sobusar, bazısı ise Dilelimer olduğu savını tutturur gider.

Bilebildiğimiz, ışıklarının içlerine sırlanmadığı fakat seçilemeyecek kadar az olduğudur. Özlerinin, süt veya yemişlerinin bulunduğu ise pek işitilmemiştir. Gövdelerindeki geniş oyuklar, kendi konukluklarını dikmeyen göçebeler veya Ilerjinir’ler için birer bark ve meclis olur.

Kopasar Detay Görüntüle
27

Kopasar

Hisarlar (Kadim Kaleler)

Kopasar; sarsılmaz birer Hisar, ulu kulelerdir. Evlatlar, bir konukluğun ötesinde devasa büyüklüğü olan bir Sin gördüğünde, ona Kopasa derler. Bazısı kuleler, kaleler gibi ihtişamlıdır. Birçok topluluk yurtlarını korunaklı olması adına onların etrafında kurar.

Sobusar Detay Görüntüle
28

Sobusar

Solgunlar (Solan Oluşlar)

Sobusar; onları Solgunlar diye biliriz. Oluşlar Zamanı'nın sonralarına dairdir bu hüzünlü oluşlar. Fenalığın Rutasar üzerinde gezinmeye başlamasıyla oluşagelmişlerdir.

Denir ki Karartılar Denizi'nde oluşan her bir karanlık, Aya Şār'ın içine sırlanmış Nûr'un yokluğundan sebeptir. Doğrusunu ancak Hûdā bilir. Bilebildiğimiz, Nûr'un onların tenlerinden çekildiği ve yüreklerine sırlandığıdır. Bu nedenle parladıklarını göremeyiz.

Dilelimer Detay Görüntüle
29

Dilelimer

Cavlaklar (Göçgünler ve Abideler)

Müşterek Lisan'da onlara "Göçgünler" veya Cavlaklar denir. Sobusar ile karıştırılmaları işten bile değildir; lakin onların aksine, Cavlaklar için artık hiçbir umut kalmamıştır. Galiz bir nefes, yıkıcı bir nüşre yahut yazgının ağır bir hükmüyle Nûr onlardan ebediyyen çekilmiştir.

Yine de onlar beyhude birer kütük değil, maziyi ve ölümü hatırlatan ulu abidelerdir. Maari ve Sayedar evlatları, Yasuzim Zakı'na (Rüşt Günü) eriştiklerinde onların huzurunda meşum merasimler düzenleyerek kaderin sarsılmazlığını selamlarlar.

Ginezer Detay Görüntüle
30

Ginezer

Kirlenmişler (Lekelenmiş Oluşlar)

Ginezer; Kirlenmişler'dir. Onları ilkin Yürüyüşler Zamanı'nın son faslında görürüz. Qhoras adındaki Alaca, türdeşlerinin nefesini kendi nefesine ekledi ve kara lisan ile Melanet Nüşreleri dediklerimizi söyledi.

Bu garabet Aya Şār'a isabet etti ve hiç olmamış olan oldu. O yedisi (Epemet Murparis)… o yücelerin kirlenebildiğini böylece görmüş olduk. Onlar, şerlerin efendilerine kullar olageldiler. Onlar, artık Şārpellar'ın tazim etmedikleridir…

Kavimler

Şār'ın kadim topraklarında nefes alan, her biri kendi töresi ve kaderiyle yoğrulmuş halklar ve ulu oluşlar.

Detay Görüntüle

Maari

Hürler

Hürriyetlerine düşkün ve hırçın tabiatlı göçebelerdir. "Bir maarinin dostu yine bir maaridir" düsturuyla hareket eder, özgürlüklerini her şeyin üstünde tutarlar.

Detay Görüntüle

Vâris

Aya Rimi

Aya Pellar'ın kadim mirasını koruyan, kütüphaneler ve gemiler inşa eden bilge bir kavimdir. İlk Kaynak gibi kutsal diyarlarda hüküm sürerler.

Detay Görüntüle

Sayedar

Buba'nın Evlatları

Denizci ve tüccar olan bu dirençli halk, "Kope" adı verilen mistik bir organla yönlerini bulur. Kadim inançlarına sadık, fırtınalara aşina bir halktır.

Detay Görüntüle

İkiz

Ru

İkizler Loncası'nda yetişen elit muhariplerdir. "Kırık" silahları ve sarsılmaz onur kodlarıyla tanınırlar; Ahit Günü edilen yeminleri hayatları pahasına korurlar.

Detay Görüntüle

Etyiyen

Qapeti

Güneyin kavurucu topraklarından gelen savaşçılardır. Qhoras'ın ordularına katılarak savaş meydanlarında dehşet saçmış, yakıcı güneşin hiddetini kuşanmışlardır.

Detay Görüntüle

Alaca

Jehi

Sinsi ve hilekâr bir topluluktur. Diğer kavimleri ve özellikle Yamyamları kendi karanlık emelleri için manipüle eden, gölgelerde yaşayan figürlerdir.

Detay Görüntüle

Sürgün

Garugi

Yurtlarından edilen ve "Sonsuz Gece" (Urkert Donakit) getirmeyi amaçlayan umutsuz kitlelerdir. Şār'ın dengelerini sarsan karanlık bir gücü temsil ederler.

Detay Görüntüle

Yamyam

Gagga

Büyük Don zamanında hayatta kalmak için kendi soylarını kurban eden bu dehşet verici kavim, Gotang adlı tanrıya tapınır ve mağaraların karanlığında yaşar.

Alaca Diyarlar Haritası

Şār'ın bilinen sınırları, kadim yollar ve unutulmuş diyarlar. Bu harita tüm dünyayı değil, sadece Alaca Diyarlar'ı temsil etmektedir.

Alaca Diyarlar Haritası
Büyütmek İçin Tıklayın
Tam Ekran Görüntüle

Hayvanlar

Şār'ın vahşi doğasında yankılanan sesler, gökyüzünde süzülen kanatlar ve derinlerde gizlenen pençeler.

Dinler

Şār'ın evlatları arasında kök salan inançlar; Nûr'un hakikatini, Aya Şār'ın kutsiyetini ve varoluşun sırrını farklı yollarla arayan yedi kadim yol.

Hûdā'q Tilihersar

Hûdā'q Tilihersar

Hûdā'nın Yolu

Hûdā isminin ilk defa Lime Pesafit tarafından bir evlada fısıldandığı işitilmiş olsa da bu adın şanı, Yürüyüşler Zamanı'nın sonunda birçok ulu tarafından şarktan yükseltilmiştir. Cigi Lamusa'da hemen tüm maari kavimlerinin ana inancı hâline dönmüştür.

Bu yol, Hûdā dışında bir ilahın varlığını kesin şekilde reddeder. O'nun doğmamış ve doğrulmamış olduğuna, tüm oluşların kendisinden akssettiğine inanılır. "Lamu" demesiyle başlamıştır her şey. Nûr, O'nundur; O'ndan akseder. Aya Pellar'ı kendi Nûr'u ile hâlk etmiştir.

Aya Şārihar

Aya Şārihar

Kutsal Ağaçlar Dini

En eski kaynaklarda dahi bir karşılığı bulunan bu kadim inanç, Cigi Lamusa'da ağırlıklı olarak vârisler arasından çıkar. Fakat tüm evlatlar arasında bu eski inancın takipçileri pek fazladır.

Her şeyin özü olan Nûr'un kadim varlık olduğuna inanılır. Aya Şār kadim ilahlardandır. Ancak en kadir olanın hangisi olduğu dolamlar boyu tartışılmıştır; kimi Ilerj Elmis'i, kimi Kemj Elmiris'i en yüce görür. Bu yorum farkları nice mezhebin doğmasına yol açmıştır…

Teriserihir

Teriserihir

Terisercî Öğreti

İlk Tug'un yükselmesiyle birlikte evlatların denizlere açılmasıyla yükselmiştir. Belirli bir doktrini olmayan, katı nasların yerinde tahayyül ve tasavvurların bulunduğu bir yoldur.

Cigi Lamusa'daki takipçileri pek azdır; daha çok kâşifler, seyyahlar ve denizciler arasından çıkar. Nûr her şeyde bulunan bir özdür; ezeliyyetin esas bilgisi ancak seyyahların Teriser'in ötesine ulaşmasıyla kendisini belli edecektir.

Aya Pellar Tiliterisar

Aya Pellar Tiliterisar

Aya Pellar Havarileri

Nerede ve nasıl başladığına dair kesin kaynak bulunmaz. İkizler Loncası'ndaki çizitlerde hükümleri belirlenmiş bu din, eski inançların yorum farklılıklarından doğmuştur. Kendi adalarından çıkmamış tüm ikizler bu yola bağlıdır.

Nûr'un hayat bahşedici olarak her şeyin özü olduğuna inanılır. Ancak esas ilim kaynağının Aya Şār değil, göçmüş ataların Toyuklar'ı olduğuna inanırlar. Ilerj Elmis'i en kutsal yapan da ağacın kendisi değil, ona ilişen ataların tinleridir.

Qhorasiq Hoyunulisar

Qhorasiq Hoyunulisar

Qhoras'ın Doktrini

Yürüyüşler Zamanı'nın son faslında istilacı Qhoras tarafından sinelere vahyedilen ilhamların derlenmesiyle son şeklini almıştır. Cigi Lamusa'da sadece bir din değil, tiranlığın bildirisi olarak yansır.

Bu doktrine göre Nûr kutsal kabul edilmez; yalnızca Şār'ı devindiren bir kuvvettir. Aya Şār da bu melunların indinde kutsal görülmez. Buldukları yerde kirletirler; içlerindeki Nûr'u alıp Valas Nar'a çevirirler.

Zakitsemar Teresifipis

Zakitsemar Teresifipis

Eskibabalar Kültü

İnananları yalnızca sürgün kabileleri arasından çıktığı için bu kült, onlarla özdeştir. Donayttur Cibis'ten içlerine üfürülen ilhamın sonunda Nûr'u seyretmeye tahammülleri kalmamıştır.

Rutasar üzerinde gidilebilecek her yere Urkert Donakit'i getirmek için mücadele etmişler, kara tılsımlarla dolamlar boyu Nûr'u Aya Şār'ın içinden söküp almaya adamışlardır kendilerini.

Gotang Teresifipis

Gotang Teresifipis

Kan Tanrı Dini

Yürüyüşler Zamanı'nda Sürgünler Bâb'ının başlamasıyla birlikte maariler tarafından şimale sürülen uluslar arasında Çandalar ortaya çıkmış ve Gotang'ın yüceliğine tüm ulusu inandırmıştır.

Gotang, tenlerin içinde gezinerek pung ile beslenir. Yaratılmışlar arasındaki her ağız O'nun ağzıdır. Şārpellar kaidelerinden sapmakla — kan dökmek, parçalamak, eziyet etmek — O doyurulur. Çandalar doyurulumadığını bildirirse bu tapıcılar kendi bedenlerine işkence ederler…

Ziz Kurkihisar

Ziz Kurkihisar

Aya Şār'ın kutsallığına doğrudan karşıt ifadeler bulunmasa da müritlerin ağaçları ululamaktan kaçındığı gözlemlenir. Nûr'u elde edilmesi gereken bir kudret unsuru olarak görerek araçlaştırırlar. Hiçbir şarta gerek duymadan geçimlikleri için kan dökmek ve etlerle beslenmek risalelerce mübah sayılmıştır.

Lisanlar

Rutasar üzerinde yürüyen nice evladın konuştuğu nice lisan vardır. İliler'i okuyan ve kadim dil Aya Pellar Lisanı'nı anlayıp konuşabilense neredeyse bulunmamaktadır.

Müşterek Lisan

Ortak bir lisan veya lehçeyi paylaşmayan evlatları birbiriyle haberleştiren ortak dildir. Kendisine özgü bir alfabesi bulunan Müşterek Lisan sağdan sola yazımlıdır. Bazı evlatlar (vâris) hariç, Şārpellar'ın çoğunluğu bu harfleri tanımaz; ancak birbiriyle etkileşimli kavimlerin tümü bu lisanı konuşur.

Jel Ketri Lisanı

Kadim zamanlardan süzülüp gelen bu dil, özellikle maari ve vâris alimleri arasında yaygın olarak kullanılır. Nüşrelerin, çizitlerin ve kehanet metinlerinin büyük bölümü bu lisanda kaleme alınmıştır.

Yakın-Şark Ağzı

Rutasar'ın doğu topraklarında konuşulan yerel lehçelerin ortak adıdır. Ticaret yollarında ve pazarlarda sıkça duyulan bu ağız, sayedar tüccarları ile doğu kabilelerini birbirine bağlar.

Zuungurin

Kuzey kavimlerinin gövdelerinden yükselen bu dil, sert iklimlerin ve sarp dağ geçitlerinin yoğurduğu bir lehçedir. Sürgünler ve yamyamlar arasında konuşulur; kulağa uğultulu ve boğuk gelir.

Kara Lisan

Qhoras'ın ve alacaların konuştuğu karanlık dildir. Melanet Nüşreleri bu lisanla okunmuştur. İşitenin yüreğine korku salan, uğursuz bir dil olarak bilinir.

Aya Pellar Lisanı

Aya Pellar'ın kadim dili. İliler'i okuyan ve bu lisanı anlayıp konuşabilen neredeyse bulunmamaktadır. Kadim çağlardan kalan mühürlü metinlerin ve kutsal nüşrelerin dilidir.

Zamanlar

Şār'ın tarihi, nûrun ilk parıltısından bugünün zorlu yürüyüşlerine kadar uzanan dört büyük çağa bölünmüştür. Her zaman, bu âlemin dokusunda ayrı bir dönüşüm ve derin bir anlam ifade eder.

Birinci Çağ

Aya Şār Lamupas — Oluşlar Zamanı

Hûdā'nın emriyle Nûr'un Şār'ı tane tane var ettiği, yerin ve göğün ilk biçimini aldığı yaratılış çağıdır. Bu dönemin ihtişamı yanında tüm zamanlar bir gün gibi kalır.

İkinci Çağ

Aya Pellar Lamupas — İlk Evlatların Zamanı

Şār'ın ilk evlatları olan Aya Pellar'ın uyanışına and ilk büyük medeniyetlerin kuruluşuna tanıklık eden çağdır. Bilgeliğin temelleri bu dönemde atılmış, ilk kütüphaneler inşa edilmiştir.

Üçüncü Çağ

Kemj Arusa Lamupas — Latifeler Zamanı

Nûr'un ve letafetin doruğa ulaştığı, evlatların harflerle konuştuğu huzur dönemidir. İlhamkuşak ormanlarının kutsallığı bu çağda tüm Şār'ı sarmıştır.

Dördüncü Çağ

Qeripersar Lamupas — Yürüyüşler Zamanı

Göçlerin, büyük savaşların ve kıyımların damga vurduğu, kılıçların çekilip törelerin belirlendiği bugünkü zorlu mücadeleler çağıdır.

Dördüncü Çağ · Bâb I

Utukar Hamis — Töreler Bâbı

Yürüyüşler Zamanı'nın başında toplumsal düzenın ve kadim yasaların belirlendiği, evlatların kimliklerini kadim geleneklerle mühürlediği bölümdür.

Dördüncü Çağ · Bâb IV

Baçu Dalar Yesuris — Alca Diyarlar Kıyımı

Masumların kanının döküldüğü ve karanlık orduların istilasıyla Alca Diyarlar'ın hüzne boğulduğu, Şār tarihinin en karanlık sayfalarından biridir.

Yan Ürünler

Şār yalnızca bir hikaye değil — kitaplardan kutu oyunlarına, konsept sanatından koleksiyon kartlarına uzanan, kendi içinde büyüyen bir evrendir. İlk yan ürünümüz olan masa oyunuyla bu evrene fiziksel olarak dokunabilirsiniz.

Şār Kutu Oyunu